Prefabrik – Çelik Kapı Konutlar Yapı Malzemeleri Rotating Header Image


ceviz yetiştiriciliği karlı mıdır

ÇEVRE KREDİ

Ne zamandır üzerinde düşündüğümüz, planladığımız, hesaplamalarını yaptığımız projeyi bir türlü yazıya döküp tamamlayamıyorduk. Hani aklınıza bir fikir gelir, komik duruma düşeceğinizi düşündüğünüz için kimseye söylemezsiniz ya, işte öyle bir fikir bizim projemiz. Aynı zamanda büyük gelir elde etmekte mümkün projemizden. Hatta bu yüzden patent almayı bile düşündük. Projemiz üzerinden yapılacak her anlaşmadan 1 lira alsak, 1 milyon anlaşma imzalansa, 1 milyon liramız olacak. İşin güzel yanı imzalanan her yeni anlaşmadan para gelmeye devam edecek. İnternet bu şekilde basit/komik bir fikri satarak çok zengin olan insan ile dolu. Biz neden olmayalım?

Projemize patent almadık, bir sunu dosyası olarak hazırlayıp yayınlamaya karar verdik, sonuçta Tesla olmayı seviyoruz ve hayatta bazı şeylerin parasal karşılığının olmadığını düşünüyoruz. Alternatifsiz olmadığımızı bilelim istiyoruz, bireysel/aile bazında yapacağımız girişimlerin artması durumunda büyük değişimleri yaratabileceğine inanıyoruz. Bu yüzden sunumda hazırladığımız fikri ne kadar çok kişiye ulaştırır bilinçlendirirsek, şimdilik hayal görünen projemize kaynak sağlayacak kurum bulabiliriz.

Gelelim projemize.

Bizim gibi maaşlı çalışan, ceviz bahçesi kurmak isteyen fakat gerekli birikimi olmayan ve uzun yıllarda birikimi olma ihtimali görünmeyen kişiler ne yapabilir?

Tüm sistem kilitlenmiş. “İşçisin Sen, işçi kal” gibi bir durum söz konusu. Ziraat bankası, ziraat kredisi veriyor ama Türkiye genelinde birçok maaşlı çalışanın maaşı, hayat standartını değiştirmeden, kredi geri ödemesi yapmasını mümkün kılmıyor. Vadesi kısa ve sadece çiftçilere veriliyor. Benim gibi çiftçi olmayan ama olmak isteyenlerin çiftçi olması Ziraat Bankasınca istenmiyor anlaşılan. Diğer bankaların tüketici kredisi ile bahçe kurmak ve kredi ödemesi yapabilmek nerede ise imkansız görünmekte. Ee, peki ne yapacağız, kaderimize razı olup, işçi kalmaya devam mı?

Fikir üretmek bedava, internette yayınlamak yine bedava.

Ceviz bahçesinin kuruluşundan itibaren;
20 yıllık ürün geliri ortaklığı karşılığında, 20 yıl vadeli ucuz kredi veren bir finans kuruluşu olsa. 20 yıl içinde elde edeceğim ürünün %15’i ni ceviz bahçesinin kurulması için gerekli parayı sağlayan finans kuruluşuna versek.
Karşılığında 20 yıl vadeli güncel konut kredisi oranının ¼ ü tutarında faiz ödesek.

Çarp, böl, topla, çıkar… Eveet, bu koşulları sağlayacak bir finans kurumu olsa 30 dönüm ceviz bahçesi kurmak için gerekli olan 43.000 tl yi aylık 294 tl geri ödeme ile kullanabiliriz. Aylık 294 lira geri ödeme yapabiliriz. Ödeyemezsek 20 dönüm bahçe kurmayı planlarız aylık 200 tl öderiz, birçok maaşlı çalışan da geleceği için aylık 200 tl ayırabilir. Birçok maaşlı çalışan bireysel emeklilik primleri için bu kadar para ayırmıyor mu? Karşılığında ne elde edecekler? Bir defalığına verilen komik bir emeklilik birikimi.

Peki asıl amacı daha çok para kazanmak olan finans kurumları neden böyle bir “güzellik” yapsın? Güncel konut kredi faiz oranı aylık 1,44 üzerinden 20 yıl vadeli 43.000 tl veren finans kurumu 20 yılın sonunda 110.568 tl faiz geliri elde etmekte. Finans kurumu güncel konut kredisi üzerinden ¼ tutarında indirim yapma karşılığı, ceviz bahçesine %15 ortak olması durumunda, 20 yılın sonunda elde edeceği ürün geliri artı faiz geliri toplamı 121.450 tl olacak. Cevizin, iç ceviz olarak katma değerli ürün halinde satışa sunulması durumunda finans kurumunun kazancı 250.000 tl seviyesini bulabilecek. Finans kurumu daha fazla para kazanıyorsa neden bu projeyi desteklemesin? İşin bir de çevreci kurum imajı var. Boy boy çevre için bunu yapıyoruz reklamları, geri dönüşümlü kağıt kullanmakta öte çevreci bir yaklaşım yok. Aslına bakarsanız krediyi verecek kurum için “Banka” kelimesini kullanmamamızın bir nedeni projenin “faizsiz kazanç” sloganlı finans kurumlarının yapısına daha uygun olması. İşte size gerçek anlamda bir kar zarar ortaklığı. Hatta Çevre Kredi yerine Yeşil Kredi dersek, çift yönlü bir anlamda kazandırmış oluruz.

Kredi alan kişi aylık 294 tl geri ödeme yapacak. Bahçe kuruluşundan sonra 6. yılda bahçeden elde edeceği gelirin aylık karşılığı tahmini 400 tl olacak. 6. yıldan itibaren kredi ödemesi için cebinden para çıkmayacak. 10. yılda bahçeden kazanacağı yıllık gelir 12.000 tl seviyesini bulacak. İsterse 10. senede krediyi kapatabilir. (Kredi kapama şartları ne olur? ayrı bir düşünce fırtınası gerektirir.) 15. senede yıllık kazancı 45.000 tl (aylık 3.700 tl) seviyesini bulacağı için isterse bireysel emeklilik ve SSK da olduğu gibi yaş sınırına bakmadan “emekli” olabilecek. 20. senesini dolduran ceviz bahçesi azami verim seviyesine ulaşmış olacak. Bahçenin yıllık ürün geliri tahmini 150.000 tl olacak. Vee güzel haber, 20.seneden sonra yaklaşık 100 sene daha yıllık 150.000 kazanmaya devam edecek. Tüm bu sürecin sonunda, yaklaşık olarak bahçe kuruluşundan 120-150 yıl sonra, ceviz ağaçlarını kereste olarak satabilecek ve tahminen 750.000-1.000.000 tl para kazanabilecek.

Türkiye’nin kazancını hesaplamak başlı başına bir rapor konusu. İlk akla gelenler; 30 dönüm bahçeye 450 ceviz ağacı dikilebilmekte. Şu an bireysel emeklilik sistemine üye kişi sayısı 1.500.000 kişi. Gelecekleri için 1.500.000 kişinin ceviz bahçesi kurduğunu düşünelim: 675.000.000 ceviz ağacı, 45.000.000 dönüm ağaçlandırılmış alan demek. Akla hemen bu kadar ceviz üretimi olursa cevizin fiyat düşer geliyor. Ceviz çalışmasını yaptığımız bir ürün, ceviz bahçesi yerine, kestane, nar, keçiboynuzu, antepfıstığı, defne bahçesi gibi farklı alternatifler üretilebilir. Bu proje sayesinde kırsal alanda sağlanacak istihdam, tersine göç gibi birçok makro konuya değinmiyorum bile.

Birey kazandı, finans kurumu kazandı, ülke kazandı. Niye kimse bunu uygulamayı düşünmüyor?

Birey: Hayat, gelecek, emeklilik adına çok sınırlı sayıda alternatif bildiği için sorgulamadan sunulan paketlerden birini satın alıyor. Satın alan olduğu sürece kötü ürünler piyasadaki varlıklarını sürdürebiliyorlar. Kötü ürünlere talep düşmediği sürece yeni ve kaliteli ürün alabilme şansları olmayacak. Üzerimize düşen kötü ürünlerini satın almamak. (Bakınız Tofaş kuş serisi, kuş serisi Türkiye piyasası için üretilebiliyor mu artık?)

Finans kurumu: Taşın altında elinin olmasını istemiyor. Her zaman kasa kazanır gibi bir durum söz konusu. Her zaman parayı veren kazanıyor. “Faizsiz Kazanç”, kar zarar ortaklığı pirensibi ile çalışan finans kurumları: İşte size kar zarar ortaklığı, işinize gelirse tabii… Farklı ve süslü paketler ile geleceğinizi düşünüyoruz deniliyor. Reklamlarda, tatil yapan, hamakta uyuklayan, çocukları ve torunları ile gülümseyerek oyun oynayan insanlar. Bakın sizin geleceğiniz de böyle olacak mesajı veriliyor. YALAN. Bir kere sistem posanız çıkmadan dışına çıkmamanız üzerine kurulu. 56 yaşına kadar ödeme yapmak zorundasınız. 56 yaşından sonra halen tam anlamı ile sağlıklı iseniz, ki hiç bir zaman 40 yaşında olduğunuz kadar enerjik ve sağlıklı olma şansınız yok, reklamlarda bize gösterilen hayatı yaşayabilirsiniz. Alıcı olduğu sürece çürük çarık satmaya devam. İyi uykular Türkiye.

Türkiye: İşi ülke kaynaklarını verimli kullanmak, insanların mutluluğunu sağlamak olan yönetimdeki kişiler, bizim bile tasarlayabildiğim, ülkeye katkısı sayfalar sürecek bir raporla anlatılabilecek bir projeyi, tasarlamaktan acizler mi? Aciz değillerse, niyet kötü.

Bu projeye ait detaylı rakamları ve sunumu linkinde bulabilirsiniz. Hesaplamalarımızı asgari gelir seviyesine göre düzenlemeye çalıştık. Fazla gelir, cep delmez.

Kendi hesaplamanızı yapabilmeniz için bahçe büyüklüğünü, cevizin kilogram fiyatını, tarla satın alırken dönümüne vereceğiniz bedeli, ortaklaşa bahçe kurmanız durumunda ortak başına gelir hesaplamasını, finans kurumunun faiz indirimi ve ortaklık paylarına ait rakamları değiştirerek kendi hesaplamanızı yapabileceğiniz excel dosyasını linkinden bulabilir ve kendi hesaplanamızı yapabilirsiniz.

Aranan dekorasyon kelimeleri