Prefabrik – Çelik Kapı Konutlar Yapı Malzemeleri Rotating Header Image


satılık meyve bahçeleri izmir

Bahçe Deneyimi

İlk günden beri alternatif yaşamın uzaktan kumanda ile olmayacağını düşündüm. Bir yandan iş ve şehirli hayatıma devam ederken, bir yandan haftasonları mangala gittiğim bir bahçe sahibi olma fikrini benimseyemedim. Kafamdaki alternatif yaşama başlamak için belirli miktardaki maddi birikimi sağladıktan sonra gemileri yakmak gerekiyor.

Benim düşüncemin bir de karşıtı var. “Hali hazırdaki iş ve şehirli hayatımıza devam ederken, bir yerlerden başlamalı, ufak da olsa bir bahçe alarak, alternatif yaşamı tecrübe etmeliyiz.” diyenler de var.

Hangisi doğru?

Alternatif Yaşam Planlaması sayesinde birçok insanla yüzyüze tanışma fırsatı bulamasam da ortak bir hedefe yürüdüğümüz için önemli bir bilgi paylaşım ortamı oluşturabildim. Bu çerçevede geçen hafta kişisel mesaj adresimden Alternatif Yaşamı takip edenlere önemli bilgiler verecek bir yazışma yaptım. Yazışmamızın ana konusu Ceviz Yetiştiriciliği olmasına rağmen, okuyucumuzun verdiği bilgiler bahçe sahibi olmak herkesi ilgilendirebilecek, deneyimler. Kendisine değerli vaktini ayırarak bana uzun ve detaylı bir mesaj yazdığı için bir kez daha teşekkür ediyorum.

Yukarıda sorduğumuz “Hangisi doğru?” sorusunu aklımızda tutarak, yaptığım yazışmadan bazı bölümleri sizlerle paylaşmak istiyorum.

- – - –

YER: Tarla alımı zor ve problemli. Tek tapu 15 dönüm ve üzeri/ yolu ve gerçekten suyu olan (sorarsanız herkes suyum var diyor ancak gerçek anlamda kullanılabilir sudan bahsediyorum) boş tarla buralarda bulmak çok zor. Çiftçimizin ne yazık ki hastalıklarından biri olan miras tarla paylaştırma ve tarla bölme sebeplerinden bakıyorsunuz 3 dönüm yerin 6 tane sahibi çıkıyor! Tek tapulu tek sahibi olan yer az ve dolayısıyla almaya kalkınca pahalı. İlave zorluk: köylü, köylüye (komşu köylerden olmak şartıyla) ihtiyacı varsa yerini normal fiyatına satıyor. Bana teklif edilenler sürekli normal köylü fiyatının 2 katı oldu…………Burada da yalnış anlamayın. Pazarlığa yörenin tanıdık köylüsü ile gidip vur-tut yapmamıza rağmendir. Yoksa gidip parayı bastırıp yeri almış da değildim. Yine köylü dostlarımız için yer satmak farklı ve basit olmayan birşey. Pek çoğu prensip olarak buna soğuklar. Öyle ki yerlerini işlemeselerde boş da dursa satmıyorlar. Hatta bunun sonucunda yerleri ormaniyeye gidip devlete kalıyor olsa dahi.

Yerini satsalar dahi bir yabancıya sattıklarında (civar köylerden olmayana) kendi köylerinde onlara soğuk bakılma ve “köye yabancı soktu” etiketi alma durumları var.
… yerim yamaç ve işlemesi zor olduğundan ve o zamanlar kadastro geçmeyip köy tapusu ile aldığımdan uygun! Fiyatlara geldi. Bunun ceremesini de her işçilik yaptırdığımda ödüyorum (4 çeker traktör bulma, uygun aleti olan köylülerin gönlünü yapma..)

BAKIM : Ben de bu işe ilk önce granny smith elma hayalleri ile başlamıştım. Sonra gerçekleri plan aşamasında fark edip normal meyve ağaçları arasında en az nazlı olan, en uzun süre meyve veren, tropik iklimimize en uygun olan, en az ilaç ve bakım gerektiren, en karlı görünen seçenek olarak cevizi seçtim. Ancak yapraklarının kendisi ilaç olsa da cevizin ilaç ihtiyacı olduğunu ve her canlı bitki gibi sürekli ilgi gerektirdiğini acı ile keşfettim.

Öncelikle şunu belirteyim. Benim bahçenin bakım işlerini bir arkadaşımın komşu köydeki yeğeni yapıyor. Yani had safhada avantajlı bir durum. Ancak yine de herhangibir tek günlük iş için traktörü ile 10km. Gidiş ve dönüş + tek günlük en basit iş =100 ytl’dir. Bu dost ahbap fiyatıdır. Bu arkadaşa sürüm yaptırdığımda dönümüne 40 ytl ödedim. (oysaki diğer yerime yine uzaktan tanıdık bir köylüye sürüm için dönüme 90 ytl ödemem gerekti!). Problem şudur: bu insanlar zeytin bahçeleri yada kendi işleri olan kişiler ve kendi bahçelerinin işi olduğunda senin yerin yanıyor olsa ve kürekle para versen yine de zor götürürsün.

Bütün bu projenin en önemli noktası: Yere bakacak güvenilir ve uzun vadeli insan bulmak. Bu insan şiddetle tercihen tek kişi olmalıdır. Yani bu sene Ahmet, seneye Mehmet değil. Bence bu kişi neredeyse yerin kendisi kadar önemli.

Masraflar: Sürüm konusunu yukarıda söyledim. Senede minimum 3 kez. İkisi normal sürüm, biri diskaro (otları gömmek için) ancak yere bağlı olarak tersi de olabilir. Senede minimum 1 kez ilaçlama tahminen 1500-2000 ytl ( 30 dönüm için. Ancak şunu belirtmeliyim. Yer 3 dönüm ise bu 150 ytl olmaz. İşin bir racon minimumu var.) Sulama için ben 15 günde bir traktöre takılı tankerle ve fidan başına 2 teneke ile yaptırıyorum. Her sulama seferine 400 ytl gidiyor. Bu haziran,tem,ağus,eyl. gibi minimum 4 ay yapılıyor. Artık bel bükmeye başladığından damlama kurmayı düşünüyorum bu sene. Tahmini maliyeti 9000 ytl gibi olacak.

Budama: Kendim yaptığımdan bedelsiz. Biyolojik, organik aktivatör -crop-set-(fidanlar hızlı gelişsin diye, hormon değildir kesinlikle) kendim yapıyorum ama ilacının maliyeti 100-150 ytl ancak. Bunlar görünür periyodik masraflar. Görünmeyen masraflar ise, yer düzeltme (kepçe kiralama) , yol açtırma/düzelttirme (yine kepçe ile), çevre teli (eğer yaparsan, metresi 15 ytl civarında), kadastro getirip komşular ile sınır anlaşmazlıklarını çözme (300 ytl gibi) , yere ufak bir konteyner yada sağlamca ufak kulube yaptırma (orada kazma, kürek, alet, motopomp, vb. Saklamak için şart.) bunun maliyeti sana kalmış.

Potansiyel sorunlar: yerine göre sayısız olabilir. Ancak temelde;
Ceviz en dayanıklılardan görünse de kırmızı örümcekler, beyaz güveler, salyangozlar, özellikle de çekirgeler başta olmak üzere saldırıya uğruyor. Fidanların taze dallarına konan kuşların dalları kırması gibi son derece masum ve basit bir sebepten bile ciddi hasarlar aldım. Çekirgeler yaprakları özellikle tazelerini sürekli yiyor. 370 fidanın ilk etapta 5 kadarı tutmadı. Sonradan 40 kadarı ciddi susuzluk hasarı aldı. Onları kurtarmaya çalışıyoruz. Yine bir kaçının köklerini köstebek yemiş ki bu duyduğum birşey değildi bugüne dek. Yine zaman zaman rüzgar sertleştiğinde lodostan yapraklar zarar görüyor. Şansıma tarlamda yılan vb. Bulunduğundan tarla faresi sorunum şimdilik yok. Eğer olursa o da ciddi bir sorun. Yani başlarda umduğumun çok ötesinde uğraşılması gereken sorun var. Bu sebeple diğer vurgulamak istediğim ana nokta: Ceviz dahi, asla bir ateşle ve unut tipi iş değil. Her hafta gitmek ve sürekli dikkat etmek gerekli. Yani bu işi bir alternatif emeklilik planı olarak düşünmek ANCAK evinize 1 saat gibi bir mesafede bir bahçe kurarsanız ve sürekli gidip onunla beraber yaşarsanız düşünülebilir bence.

Zirai sorunların dışında diğer potansiyel problemler: sorunlu komşular, su alma verme davaları, yere tamamen iyi niyetle giren küçük baş hayvan sürüleri (tabii taze sürgünler ve fidanlara hasar..), yukarıda bahsettiğim kuşların dalları kırmaları, etrafta gezen, yaban domuzu vb. İçin atış yapan kişiler (Özellikle su depon varsa), tarlandan geçen/geçmek durumunda olan köylüler ve bunlara ne kadar izin verileceği (her geçen traktör fidanlara zarar verme riski taşıyor. Artı normalde yol olmayan bir yer sürekli geçile geçile yol haline gelebiliyor. Hatta kadastrolu yer değilse sonradan oranın resmi yol olması ve senin yerini sonradan bölmesi riski dahi var), tarlana boş zırai ilaç kapları, çöp ve döküntü atılmaması için sürekli etrafta olmak ve gözkulak olma ihtiyacı. Benim yaşadıklarımdır. Ötesi de olabilir.

Ceviz pazarlaması: Şu aralıkta kolay görünüyor. Ağaç üzerinde vermek de mümkün. Sitede yazdığınız rakamlardan 10 yılda 10kg/ ağaç ve 3 ytl/kg rakamlarına katılıyorum (ancak 3 ytl kuru kabuklu olarak). Ancak ağaç üzerinde vermenin bir riski var o da toplayanların parasını verdiği malı almaya gelen kişiler olmaları. Yetiştirici olarak sen çok daha özenli toplamak istersin. Dal ve uçları kırmak istemezsin.

Çizginin altına baktığında ceviz (yada diğer bazı tarımsal ürünler) yatırımın 5-10 yıl sonrası itibarıyla karlıdır. Ancak burada temel varsayım layıkı ile bitkiye baktığın, başına onca yıl birşey gelmemiş olması ve verimli noktaya salimen ulaşmış olman durumudur. 4 sene bakıp masraf edip bir beklenmedik vaka ile yatırımının çoğunu kaybediverme riski de bu işlerde var.

Kurulum: Her aşamasında fiilen bulundum. Ancak işaret alma, çukur, dikim ve can suyu için farklı ekipler buldum. Tabii söylemeye gerek yok, tüm bu ekipleri parasını vermenin yanısıra gönüllerini de hoş ederek, öğlenleri onlara yemek hazırlayarak, çay yaparak ve ne kadar hesapta uzman olsalar da denetleyerek çalıştırıyorsun. Asla parayı al işi yap gibi bir durum yok….

….. ben birşey öğrendiysem bu işte, kendi bileğine (paran + organizasyon ve takip yeteneğin) güveniyorsan tamamdır. Yoksa senin adına geliriz, bahçe kurarız, ücretsiz budarız ….. nasıl diyorlar “reklam kokan” laflar bence. Şahsi kanaatimdir. Kötü niyetlidirler demiyorum sadece 360 derecenin tümünü göstermediklerine ve gösterdiklerinin bir bölümünü büyüteçle gösterdiklerine inanıyorum.

Bu kadar olumsuz şey yazdım ama neticede oraya fırsat buldukça gitmek, fidanları koklamak (taze yapraklar çok güzel kokuyor denemediysen dene), fiziksel iş yapıp stres atmak hoşuma gidiyor. Birde herşey yolunda giderse ileride iyi bir mali destek olabilir. Yağmur, çamurda kamyonetimle giderek biraz offroad hevesimi de tatmin ediyorum.

- – - – -

Teşekkür ederim, kaleminize sağlık…

Aranan dekorasyon kelimeleri